Türkiye'nin En Yeni Mistik Buluşma Noktası :.: Anime-Manga Fan Clup
 
AnasayfaKapıSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tutank Amon'un 'bilimsel' laneti

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
alucard
level C vampir
level C vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 70
Puan :
15 / 10015 / 100

Kayıt tarihi : 05/04/09

MesajKonu: Tutank Amon'un 'bilimsel' laneti   Salı Nis. 07, 2009 2:40 am

Tutank Amon'un 'bilimsel' laneti
M.Ö. 1334-1315 yılları arasında yaşayan Tutank Amon, Eski Mısır'ın engenç yaşta ölen firavunuydu. Ve 1922 yılında mezarını büyük birtantanayla açarak onu 3300 yıllık uykusundan uyandıran en az üç düzinearaştırmacı, bu olaydan çok kısa bir süre sonra ard arda hayatlarınıkaybettiler.
Arkeoloji dünyası uluslararası kamuoyunda hızla yayılan 'lanet'söylentilerini ısrarla reddetmesine karşın, bu beklenmedik ölümlereyıllarca mantıklı bir açıklama da getiremedi. Oysa, vaktiyle firavunulahitine yerleştirenler, onu akıllara durgunluk veren bir savunmamekanizmasıyla kuşatmışlardı.
Howard Carter, 'Bugün kapıyı kırıp içeri gireceğiz' dediğinde bütünekibi hem derin bir korku, hem de heyecan dalgası kapladı. Bir aydan buyana süren yorucu kazının ardından, arkeoloji tarihinin en büyükkeşiflerinden biriyle aralarında artık yalnızca bu devâsâ taş blokkalmıştı.
Gece yarısına kadar süren sabırlı çalışmalardan sonra, gün boyu taşbloğa belki binlerce kez vurmuş olan Mısırlı işçiler nihayet 'altınvuruş'u yaptılar. Balyoz, son savruluşunda, hemen hemen 3300 yıldıriçine hiç taze hava girmemiş olan odaya dalıverdi. Heyecandan boğulmaküzere olan Carter, büyük bir sabırsızlık içinde kapıda açılan deliğigenişletti; içinden geçebileceği büyüklüğe getirince de elindekifenerle yerin 16 metre altındaki mezar odasına daldı.
İlk izlenimleri olağanüstüydü. Başını nereye çevirse göz kamaştırıcıbir kraliyet hazinesinin parçalarıyla karşılaşıyordu. Başta taht olmaküzere, her biri som altından yapılmış olan bir sürü kişisel eşya odanındört bir yanına özenle dizilmiş durumdaydı. Arkeoloji tarihinin -henüzhırsızlar tarafından yağmalanmamış- ilk firavun mezarına girme onuru,artık sonsuza dek kendisine aitti.
Ardından, köşede duran lahiti farkederek heyecan içinde yanıbaşınakoştu. Çevresindeki duvarlar hiyerogliflerle donatılmış olan lahit,mükemmel biçimde yontulmuş bir kuvars bloğundan yapılmıştı. Gençfiravun da içindeki altın bir sandukanın içinde, gömüldüğü günkümühürlerine o ana dek hiç dokunulmamış bir hâlde yatıyordu. İngilizaraştırmacı, duvardaki hiyerogliflere üstünkörü bir göz attığında iseşu cümleyi okuyacaktı: 'Ölüm, firavunların huzurunu bozanı kanatlarlakatledecektir.'
Sonra başını yeniden lahite çevirdiğinde, hemen baş kısmında somaltından bir lamba gördü. Onun üzerinde de 'Gizli odaya girilmesiniönleyeceğim. Benim görevim ölüyü korumak' yazıyordu. Deneyimli birarkeolog olarak, bu tehditkâr sözlerin eski Mısır mezarlarının içinidüzenleyen rahiplerin mezar soyguncularına yönelik korkutma amaçlıgeleneksel uyarıları olduğunu düşündü, ardında da dışarıda sabırsızlıkiçinde bekleşen ekibine seslendi: 'Başardık! Dünya bugünü aslaunutmayacak!' Dünyanın gerçekten de hiç unutmayacağı ve sonradan sıksık tartışmaya açacağı o gün, takvimler 26 Kasım 1922'yigöstermekteydi. Eski Mısır'ın 16. firavunu Tutank Amon, ölümündenyaklaşık 3300 yıl sonra bütün kişisel hazineleri ve sırlarıyla birlikteyeniden gün ışığına çıkıyordu.

'Lanet' dalgası başlıyor İngiliz arkeolog Howard Carter, 17 yaşından buyana Mısır'da yaşayan, o tarihe dek yüzlerce kazıya katılmış deneyimlibir Eski Mısır uzmanıydı. Tutank Amon mezarı kazısını da bu ülkedetesadüfen tanıştığı soylu ve maceraperest Lord Carnavaron'un sağladığımâlî destek sayesinde gerçekleştirmişti. Carter'i tam 15 yıl boyuncabüyük bir arkeolojik keşif yapması için sabırla finanse eden Lord,mezar odasına girildiği gün de onun yanındaydı.
Bu büyük keşfi bir kaç gün içinde dünya medyasına duyuran ikilininolaydan duyduğu büyük sevinç, kısa sürede yerini gerilime ve karşılıklısuçlamalara bıraktı. Yıllardır süregelen ve çevrelerindeki herkesaçısından sarsılmaz gibi görünen bu dostluk bir anda bozulmuştu.Sonunda da oldukça şiddetli bir kavgayla yollarını ayırdılar.
Mezarın açılmasından yalnızca dört ay sonra, kendine iyi bakan zindebiri olarak tanınan Lord Carnavaron, Kahire'deki Continental SavoyOteli'nde âni bir komaya girerek öldü. İlk teşhis 'kan zehirlenmesi'yönündeydi. Sonradan alınan bir haberle, Lord'un Kahire'den binlercekilometre uzaktaki İskoçya'daki malikânesinde bulunan çoban köpeğininde aynı dakikalarda titremeye başladığı ve kısa süre içinde öldüğüöğrenilecekti. Bu olay, İngiltere'de özellikle The Times gazetesininkazı ve sonrasında olanları 'Tutank Amon'un laneti' ifadesiyle başlığaçıkarmasına yol açtı.
Genç firavunun mezarıyla şu ya da bu biçimde teması olanların başınagelen âni ölümler, sonraki günler ve haftalarda da şaşırtıcı birsıklıkla devam etti. Öldüğü ana kadar Lord Carnavaron'a bakan İngilizhemşire, 1926 yaşında henüz 28 yaşındayken doğum yaparken öldü. Mezarınaçılışında bulunan Amerikalı milyarder George Jay Gold, kısa bir süresonra oraya yaptığı yeni bir ziyaretin hemen ardından ateşlenerekbölgede son nefesini verdi. Fransız arkeolog Prof. La Fleur'ün akıbetide tıpatıp aynı oldu. O da Krallar Vadisi'nde mezarı incelediği günotel odasında âni bir şokla öldü. Arkeolog Carter'ın Yardımcılarındanbiri olan C. Mace, mezarda çalıştıkça sık sık ateş nöbetlerinetutulmaya başlamıştı. 1924 yılında artık daha fazla çalışamayacağınıfarkederek, ekipten ayrıldı ve inzivaya çekildi. Bu arkeolog da 1928yılında yine ateşli bir hastalıktan öldü. Carter'ın diğer Yardımcısıolan 45 yaşındaki Richard Bethel ise keşiften kısa bir süre sonra 'kandolaşımı yetersizliği' gibi yaşına ve sağlık durumuna hiç uymayan birteşhisle hayata vedâ edecekti.

Bir kaç yıl içinde ard arda yaşanan bu ölümlere karşılık, paçayıkurtaran bazı ekip üyeleri de vardı. Sözgelimi tıpkı Carter gibi JamesHenry Breasted de kazı sonrasında çok ağır ateşli hastalıklar geçirdi;ancak ölümü yenerek normal hayatına devam etmeyi başardı.
Sonunda bu 'lanet' öyküsü The Times'ın sayfalarını aşıp uluslar arasıbir söylentiye dönüştüğünde, bazı bilim adamları yarım gönülle de olsakonuyu inceleme gereğini duydular. Kahire Üniversitesi'nden Dr.İzzettin Taha, yıllar sonra konuyla bilimsel olarak ilgilendi. Yaptığıaraştırmalarda ulaştığı bulgular ise son derece ilginçti. Mısırlıaraştırmacı, mezar odasıyla bir biçimde teması olan bütün insanlarınciğerlerinde özel bir mantar hastalığı türünün geliştiğini farketti.Vücuda girdikten sonra yüksek ateşe yol açan bu bakteri, kişininsolunum sistemini kilitliyor ve boğularak ölmesine yol açıyordu. Lanetöykülerine asla prim vermeyen Taha, bunların etkili zehirler üretmekonusunda gayet mahir olan eski Mısırlıların mezar odalarına kurduklarıbiyolojik tuzaklardan kaynaklandığını savunuyordu. Bu kez, bilimdünyasında belli ölçüde ilgi gördü ve benimsendi. Öte yandan, kaderinacı bir cilvesi sonucunda, bulgusu bir süre sonra Taha'nın kendiölümünde de doğrulanacaktı. Kahire'den Süveyş'e giderken düz yolda birkamyonla çarpışarak hayatını kaybeden araştırmacıya otopsiyapıldığında, ölümünden saniyeler önce solunumunun durduğu anlaşıldı.
Tutank Amon ile ilgili en trajik ölüm ise 1972 yılında yaşandı. Firavunhazineleri sergilenmek üzere Londra'ya gönderilirken bir İngilizgazeteci tarafından kendisine 'lanet' öyküsü sorulan Mısır Eski EserlerDairesi Başkanı Dr. Kemaleddin Mehrez, 'Bana bir bakın hele' dedialaycı bir ifadeyle, 'Ömrüm boyunca düzinelerce mezara girip çıktım,sayısız mumyaya dokundum. Herhangi bir lanet etkisi görebiliyormusunuz? Benim sağlığım, bütün bunların birer tesadüf olduğunun en iyikanıtıdır.' Mehrez, bu sözleri söyledikten dört hafta sonra, eserlerinson partisi de uçakla İngiltere'ye gönderilirken henüz 52 yaşındasolunum yetmezliğinden öldü. 1980 yılında 'lanet'i konu olan bir filminbaşrol oyuncusu olan İngiliz aktör Ian Mc Shane, Kahire'deki çekimlerindaha ilk gününde bir at arabasının üzerine devrilmesi sonucundayaralandı ve bacağı on ayrı yerden kırıldı. Bu olay üzerine filmin pekçok oyuncusu projede görev almaktan vazgeçecekti.
Ölümü hiç de gizemli olmamış
Gerek Mısır'daki gerekse dünyanın diğer ülkelerindeki Eski Mısırkültürü uzmanları Tutank Amon'la ilişkili 'lanet' iddialarını hiç birzaman ciddiye almadılar. Ancak, bu iddiaların üç düzine dolayındainsanı beklenmedik biçimde hayattan koparışına ise mantıklı biraçıklama getiremediler. Yapılan yorumlar arasında yine en mantıklısı,Dr. Taha'nın 'mantar' tezi oldu.

Öte yandan, böylesi sıradışı iddialar, uzun Mısır tarihinde aslında çokbüyük bir siyasî önemi olmayan bu genç hükümdarın ününü de giderekpekiştirecekti. Öyle ki Tutank Amon'un turistik popülaritesi zamanla-mezarı aynı bölgede bulunan- firavunlar firavunu 2. Ramses'i bilegeçti ve daha 9 yaşındayken tahta geçip henüz 19 yaşındayken ölümüyletahttan inen bu gizemli genç adamın mezarı Mısır tarihinin en ünlühükümdarından bile daha çok ilgi görür oldu.
Bilim dünyası, ölümü hakkında da bir çok tezler ortaya atılan TutankAmon'un bu sırrına gerçek anlamda son noktayı ise ancak geçtiğimiz yılkoyabildi. 2005 yılı Temmuz ayında, Mısır Eski Eserler Kurumu BaşkanıDr. Zahi Hawas liderliğindeki bir ekip tarafından Krallar Vadisi'ndekilahitinden alınıp üç boyutlu tomografisi çekilen firavunun, gerçek ölümnedeni, son nefesini verişinden tam 33 yüzyıl sonra günışığınaçıkacaktı. Yapılan ayrıntılı incelemede, tahta doyamadan gidenfiravunun, ayağından aldığı bir yaranın hızla kangren olması nedeniylehayatını kaybettiği anlaşıldı. Gerçekte basit bir yarayı iyileştirecektıbbî güçleri bile bulunmayan Mısırlılar, buna karşılık ustacahazırladıkları ölüm saçan tehlikeli kimyasal karışımlarıyla bu öykününiçinden gelip geçen düzinelerce insanı yüzlerce yıl sonra bile olsaTutank Amon'un yanına göndermeyi başarmışlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
alucard
level C vampir
level C vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 70
Puan :
15 / 10015 / 100

Kayıt tarihi : 05/04/09

MesajKonu: Geri: Tutank Amon'un 'bilimsel' laneti   Salı Nis. 07, 2009 2:40 am

GÖZARDI EDİLEN DETAYLAR
* Efsanelere göre Lord ,o sana kadar harcamış olduğu paraları çıkarmakistiyordu. Mezardan ne kadar değerli bulgu çıkarsa çıksın,onlara sahipolamayacağının farkındaydı..Çünkü daha önce pek çok piramidinyağmalanmasından ağzı yanan Mısır hükümeti kazıyı sıkı denetliyordu.Lord ,mezarla ilgili tüm bilgileri The Times gazetesine para karşılığısattı. Böylece Ingiliz okurlar, daha kazı sırasında olan biten her şeyigünü gününe izlemeye başladılar.
* Gizeme meraklılarının oluşturduğu site ve yazdıkları kitaplara göre;kontun ölümünden sonra Marie Corcill adlı bir romancı lanet teziniortaya atan ilk isimdir. Mezarın açılışına katılan herkes laneteuğrayacaktı. Romancının kehaneti gerçekleşti (!)
* Gazetelerden biri bir gün Carter’ın da öldüğünü yazdığında, bilimadamı artık dayanamadı. Bir kere, ölen kendisi değildi ve olay yalnızcaisim benzerliğinden ibaretti. 'Araştırıcı,' diyordu Carter 'işine, hiçşüphesiz ciddilik ve kutsal bir saygıyla, fakat sansasyonlara susamışkitlenin, esrarlı cazibesine kolayca kapılacağı o ürpertiden uzakkalarak girişir. Saçma sapan gevezelikte aklın ve anlayışın yeriyoktur. Ama anlaşılan biz eski çağlardan pek de o kadar fazla ilerisayılmayız …' Carter’ı kızdırp böyle bir açıklama yapmasına neden olanlanet aslında yoktu; hiç olmamıştı. Mısır geleneklerinde yaşayanlariçin böyle bir lanet yazma adeti yoktu; tersine mezarların duvarlarınaölünün hayattayken yaptığı işler yazılır ve insanların onun arkasındandindarca hayır duaları etmesi istenirdi. Firavunun laneti o dönemin'magazin' gazeteciliğinin uydurmasından başka birşey değildi.
* Efsanelerin baş kahramanı olan ve mumyaya karşı en büyük suçu(!)işleyen (ona küfredip, lahidini tekmeleyen) Carter’ın ölmemesi lanetisavunanların gözardı etmek zorunda kaldığı bir detaydır. Bu nasıl birlanettir ki 'Beyaz Efendi' hariç herkesi öldürmektedir!
'Bu bir istisnadır' diyerek hâlâ laneti savunacak olanların, 26 Kasım1922’de Mumya ile yakından ilgilenen Mısırlı Bilimci Peray Newberi vemumyanın sargısını çözen Douglas Derry'in nasıl uzun ve mutlu bir ömürsürüp 85 yaşını aştığını da ceavaplamak zorundalar... .
* Daha ilginç bir detay var; pek çok piramit mezar daha Ortaçağdayağmalanmış, geriye bir bu gözden kaçan mezar kalmıştı. Büyük Ramses dedahil, yağmalanan diğer mezarlara dair yerel ve cılız bir iki söylentihariç bir lanet efsanesi olmaması ama Batılının elinin değdiği bumezarda Doğulunun lanetinin ortaya çıkması ilginçtir.
Tuthankamon turizminin mali boyutu göz ardı edilmezse efsanenin buturizme katkısı çok daha net olarak görülebilir. Bu büyük pastadansadece Mısır'ın değil, İngiltere ve Amerikalıların da büyük pay alıyoroluşu işin ticari yönünün küçümsenmemesi gerektiğini göz önünesermektedir.
Bir de işin asıl can alıcı noktasını oluşturan ve derinlemesinearaştırılmaya muhtaç emperyalist yönü vardır ki o bu yazınınsınırlarını aştığı için es geçilmiştir. Ama Hitler de dahil olmak üzereİngiliz, Rus ve Amerikalı casusların bu mezar araştırmalarını bir kılıfolarak kullandığı bir gerçektir...
BİLİM İŞ BAŞINDA
Dikkatli bir araştırma yapıldığında ölümlerin çoğunun gazetehaberlerine dayandığı dikkat çekmektedir. Yani iddia edildiği kadar çokölüm vakası yaşandığı sadece rivayettir.
Ki varlığı ispatlanabilen ölü sayısının oranı normal hayattaölümlerinlerin oranından çok da farklı değilidir., Bir kaç ölüm dışındabenzerlik söz konusu olmaması, yüzlerce araştırmacı arasından bir ikidüzinenin kaza ve hastalık sonucu ölümünü pek de olağan dışı göstermez.Ama ölenlerin hepsinin ortak noktası piramide temas olduğu için ilkbakışta sanki abartılı bir oran varmış hisiis uyandırılmaktadır..
ZEHİRLİ GAZ TEORİSİ
Bilim dergilerine yansıyan bir haber şöyle diyordu: 'Sayısız filme vehabere konu olan 'Firavunun laneti'nin asılsız olduğu iddia edildi.
Mısır'ın önde gelen arkeologlarından Zahi Hawass, çıkarmayahazırlandığı yeni kitabıyla bugüne kadar süregelen inanışı altüstedecek. Hawass, mumyaların laneti konusuna şöyle açıklık getiriyor'Bugüne kadar firavunların mezarlarını açtıktan sonra da yaşamaya devameden çok sayıda arkeolog var. Firavunların mezarlarında bilinmeyentehlikeler olduğu kesin. Fakat bunun en büyük nedeni mezarlarda birikenradon gazıdır. Zaten bu nedenle açılmamış beş mezarı inceleyen ekibimizönce bir hava ölçümü yapacak. Yani lanet falan yok, sadece zehirli gazvar'
Fakat bu zehirli gaz tezi, her ne kadar kısmi gerçeklik içerse deistisnasız herkesi etkilemesi gerektiği için pek inandırıcı bulunmadı...
ZEHİRLİ MANTARLARIN MARİFETİ
Kahire Üniversitesi'nden Dr. İzzettin Taha'nın araştırmalarındasaptadığı Aspergilus Flavus adlı bir mantar ise lanet söylencesine yolaçan ölümlerin sıırını izaha yetmektedir. Biyolojik bulgular veölülerin ciğerlerinden alınan dokulardaki hasatlı parçacıkların parelelsonuçlar vermesi şüpheleri yok etmeye yetmektedir. Tabi bu sadecebilime inananlar için geçerli bir bulgu...
Biyologlar, parazitlerin ve hastalıkların uzun süre uykuda kaldıktansonra gerekli ortam doğduğunda tekrar daha etkin biçimde geri dönmeolasılığını uzun süre araştırdılar. Sonunda Paris, Pierre ve MarieCurie Üniversitesi'nden Sylvain Gandon , bu sorunun yanıtının evetolduğunu, Proceedings of the Royal Socviety'de yayınlananaraştırmasında açıkladı.
Bu araştırmanın gelecekte toplum sağlığı açısından büyük yararlarıolabilir. Bu tür uykuya dalmış parazitlerin yeri belirlenerek kişilerinhastalanma riski azalacağı gibi, hastalıkların öldürücülük derecesi deazaltılarak pek çok yaşam kurtarılabilir.
Araştırmacılar 1996 yılında, laneti matematiksel bir modeledönüştürdüler. Uyuyan parazitin uyuduğu sırada taşıdığı ölüm riski nedenli yüksekse, öldürücülüğü de o oranda yüksek olmaktadır. Bu riskitaşıyan parazit öldürücü etkisini ve etkin hale geldiği andaki yayılmahızını arttırır.
Gandon, öldürücülük derecesi yüksek hastalıkların, bulaştığı herkesi vebu arada yayılma olanağı bulmadan kendisini de yok ettiğine dikkatçekerek, hastalığın etkili olmasındaki en önemli noktanın, bu hastalığailk yakalananları öldürmeden önce yayılabilmesi için hafif ya da ortaşiddette belirtilerle ya da daha sonra şiddetli belirtilerle ortayaçıkması olduğunu gösterdi.
Öldürücülüğün yayılma hızına bağlı olmadığı parazitlerde ise uykuyayatmak, öldürücülüğü arttırmaktadır. Ancak burada kişinin birden fazlaparazit tarafından enfekte edilmesi ve uyuma sürecinde parazitin ölümriski taşıyor olması gerekmektedir. Uykudan uyanan parazit birden çokölüme neden olarak yayılmasına gerek kalmadan yeniden uykuya dalar.İşte Firavunun Laneti'nin temelinde de benzer bir olay söz konusudur.Sağlık ve hijyen koşullarının iyileştirilmesiyle parazitlerin uykuyadalması engellenerek öldürücü etkileri azaltılabilir..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
alucard
level C vampir
level C vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 70
Puan :
15 / 10015 / 100

Kayıt tarihi : 05/04/09

MesajKonu: Geri: Tutank Amon'un 'bilimsel' laneti   Salı Nis. 07, 2009 2:41 am

konu biraz uzun oldu sanki :p
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
*RiMa*
level A vampir
level A vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 337
Nerden : Belli olmayan bi yeden...xD
Puan :
100 / 100100 / 100

Kayıt tarihi : 31/03/09

MesajKonu: Geri: Tutank Amon'un 'bilimsel' laneti   Çarş. Nis. 08, 2009 5:19 pm

eet brz uzun Very Happy ama güzel olmuş eline sağlık Twisted Evil
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Tutank Amon'un 'bilimsel' laneti   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tutank Amon'un 'bilimsel' laneti
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» aşkın bilimsel tanımı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
rpg fan club :: MİSTİK :: diğer mistik yaratıklar-
Buraya geçin: